top of page

Çay, Kahve, Kafein İlişkisi

Güncelleme tarihi: 6 Haz


Çay, Kahve, Kafein İlişkisi
Toplum olarak çayı ve kahveyi çok seviyoruz. Kafeini ise yakından tanıyoruz. Peki sağlıklı bir tüketim için ne yapmalıyız?

Sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sudan sonra en çok tüketilen içecekler çay ve kahvedir. Eskiden dünya haritasının doğusu çayın merkezi, batısı da kahvenin merkezi olarak gösterilirken şimdi her iki coğrafya da çayı, kahveyi gün boyu tüketebiliyor. Kendi ülkemizden yola çıkarsak, hemen hemen her sokakta gözümüze çay ve kahve alabileceğimiz kafeler çarpıyor. Sabah kahvaltısında çayı da kahveyi der tercih edenler var. Peki bu iki içecek, gün boyu ne derece tüketilmeli? Kafein en çok çayda mı var yoksa kahvede mi? Sağlığımız için günde ne kadar çay ve kahve tüketmek gerekir?



Esasında tüm bu soruların cevabı kişiden kişiye değişir. Çünkü herkesin besinleri olduğu kadar içecekleri de hazmetme kapasitesi farklıdır. Kimisi günde bir defa içtiği Türk kahvesiyle yetinir çünkü ikincisi rahatsız edebilir; çarpıntı, sindirim sistemi sorunları ya da ağrı üretebilir. Çayın da kahvenin de vücut kapasitesini aşan ya da zorlayan derecelerde tüketildiğinde vücut ağrılarını artırdığı bugün bilinen bir gerçek.



Çay, Türk toplumunda hem alışkanlık hem de gelenek olarak yaşayan bir kültür. Kahvaltı sofralarında, öğlen ve akşam yemeklerinde, 5 çaylarında, misafir ikramlarında çay her zaman baş köşede. Kahve ise daha çok güne hızlı başlamak, çabuk ayılmak ve konsantrasyonu toplamak için başvurulan bir içecek. Yeni nesil kafelerin giderek artmasıyla da sohbetlerin ortağı olmuş durumda. Peki çayın rakibi olarak düşünebilir miyiz? Bize soracak olursanız bu mümkün değil. Çünkü büyük şehirlerde her ne kadar kahve satış noktaları artıyor olsa da Anadolu’da, Karadeniz bölgesinde, doğuda ve güneydoğuda çay çok büyük bir farkla liderliğini koruyor. Bunu Marmara bölgesinin Trakya taraflarına, İç Anadolu bölgesine ve kimi kesimleri düşünülecek olursa Ege’ye de yaymak mümkün.



Kafenin yararları nedir?


Kafeinin yararları üzerine konuşalım. Fiziksel yorgunluğu hafifletme, zihni toparlama, konsantrasyonu etkinleştirme gibi özellikleri olan kafeinin solunum ve sindirim sistemi üzerinde de önemli olumlu faaliyetleri var. Bağırsakları yumuşatabiliyor ve nefes ritmini dengeliyor. Yapılan son araştırmalarda Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkları yavaşlattığı konusunda da bazı bulgular mevcut.



Kafeinin zararları nedir?


Pek çok yiyecek ve içecekte olduğu gibi, kafein de fazla tüketildiğinde vücutta zararlı etkiler gösterebiliyor. Vitaminlerin emilimini azaltması, kalsiyum depolanmasını engellemesi, uykusuzluğu artırması, hızlı kalp atışlarına sebep olması, çarpıntı yapması bunlardan bazıları. Ayrıca hamile kadınlarda da bebek gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yapabiliyor. Bu konuda kadınların mutlaka doktorlarına danışmaları gerekiyor.



Çay ve kahve ne kadar tüketilmeli?


Kafein çayda da kahvede de bulunuyor. Bazı bilimsel verilerden yararlanarak insanlar kendi tüketebilecekleri kafeini yorumlayabilirler. Uzmanlar, günde 300 mg kafeinin aşılmaması gerektiğini söylüyor. 1 fincan filtre kahvede 150 mg, 1 çay bardağı siyah çayda 60 mg kafein olduğu düşünülürse en sağlıklı tüketim 3 fincan kahve ve 5 çay bardağı çay olarak gösterilebilir. Bu verilerin dışında çayın da kahvenin de günün belirli saatlerinde tüketilmesi öneriliyor. Sabah ve öğle yemeği sonrası ideal saatler. Akşam ise bilhassa kahve tüketiminde dikkat edilmesi gerekiyor. Zira az ve sağlıksız uyku, birçok hastalığı da tetikleyebiliyor. Şunu da özellikle söylemek gerekiyor ki çay ve kahve tüketirken su içmeyi asla unutmamak gerekiyor. Su, vücudumuzun için en sağlıklı, en yararlı içecek. Çay ve kahve tüketimini eğer artırıyorsak, su tüketimini daha da artırmamız gerekiyor. Günde 3 litreye kadar kendimizi su içmeye zorlamalıyız.

7 görüntüleme0 yorum

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page